Beyin Dalgalarınızı Değiştirmek Çok Kolay!

Reklamları görüyoruz.

“Kendinizi dönüştürün!”, “Uyurken motive olun!”, “Devrimsel ses teknikleri, zihninizi güçlendirecek!”

Aslında, bu kâr amaçlı metinler, son derecede şaşırtıcı bilimsel verilere dayanır. Dinlediğiniz şeyi değiştirerek bilinçaltındaki düşüncelerinizi değiştirebilir misiniz?

Öyle görünüyor ki değiştirebilirsiniz.

Demek istediğimiz, beyninizi, yarattığınız ve kasıtlı olarak tekrar ettiğiniz her yeni öyküye daha açık hale getirebilirsiniz. Bu, bir anlamda, beyniniz dikkat etmeye en yatkın durumdayken, en güzel öykünüzü kendinize anlatma işidir.

Öyleyse, beyninizin, dikkatini vermesini nasıl sağlarsınız? Beyin dalgalarınızı değiştirirsiniz.

Beyin dalgalarımızı sesle değiştirmek, “sürükleme” olarak anılır. Sürükleme, gerçekten de bir sistemin diğerini etkilemesi sürecidir. Sürüklemeden bahseden ilk kişi, Alman meteorolog H. W. Dove’dur. Dove, daha büyük hava sistemlerinin, yerel koşulları etkilediğini bulmuştur. Daha büyük olan, daha zayıf olanı etkiler. Bir kasırga olur ve evinizi yerle bir eder. Bir virüs ortaya çıkar ve kendinizi hasta yatağında bulursunuz. Sesleri duyarsınız ve vücudunuz belli bir biçimde yanıt verir.

Sinir sistemiyle ilintili tüm beyinsel hareketler elektrokimyasal olduğundan, ilaç (kimyasal madde) kullanarak ya da sürüklemeyle, beynin elektromanyetik ortamını ve bunun sonucunda beyin dalgalarımızı değiştirebiliriz.

1973’te, Dr. Gerald Oster gerçekten ilginç bir şey bulmuştur. Her kulak, farklı frekanslara maruz kaldığında, beyin, bu iki ton arasındaki farkı oluşturan frekansta çınlar. İki sinyalin algısal bütünleşmesiyle, üçüncü bir “vuruş” frekansı oluşur. Bu üçüncü vuruş, dalgalı bir ritim şeklinde algılanır ve kulaklardaki vuruş olarak adlandırılır. Sonuç; frekansların dalgalı ritmi kulaklarımızın içinde gidip geldikçe, beyin dalgaları yine beyin tarafından değiştirilir.

Kulaklarda yaratılan bu vuruşun frekansına göre, ya rahatlatıcı ya da uyarıcı bir etki oluşur. Beyindeki bütünleşmenin doğal sonucu olan delta ya da teta dalgalarına ulaşmaya çalışarak aslında, en iyi düşünme ve en yüksek yaratıcılık için ideal koşulları yaratabiliriz.

Dr. Oster’ın keşfinden bu yana, pek çok araştırmacı ve girişimci, kulaklardaki vuruş kavramına dayanarak motivasyon ya da rahatlama programları oluşturmak amacıyla çeşitli teyp ve CD’ler üretmiştir.

Bu CD’leri dinleriz ve dinlerken, beyin dalgalarımız, yavaş yavaş, duyduğumuz şeyin tınısına kapılır. İşin en güzel yanı, beynimiz bunu otomatik olarak yapar. Hiçbir çaba gerektirmez.

Bu amaca yönelik CD’lerden istediğiniz kadar alabilirsiniz; ama bir CD için 30 dolardan fazla harcamaya gerek yoktur. Bu sesleri bir kayıt stüdyosunda çoğaltmak, son derece kolaydır. Bilim çok pahalı değildir. (Fiyatı yükselten, pazarlama ve müşteri desteğidir!)

O halde, CD’nizi koyun, kulaklığınızı takın ve müziğin içine yedirilmiş tonları dinlerken kendinize öykünüzü anlatın. Siz uyku vaktine özel harika öykünüzü tekrarlarken, beyin dalgalarınız, zaman içinde, hedeflenen delta ya da teta aralığıyla aynı seviyeye gelecektir. Kusursuz bir bileşim.

CD istemiyor musunuz? Sorun değil. Halen sürükleme kavramını kullanabilirsiniz. Beyinlerimizi aynı şekilde harekete geçiren başka sesler de var. Dünyanın dört bir yanında yüzyıllardır duyulan kutsal sesler, kulaklardaki vuruşlardan oluşur. Belli biçimlerde davul çalmanın, şarkı söylemenin ve dans ritimlerinin, beyin dalgalarını değiştirdiği görülmüştür. İlahiler söyleyen bir oda dolusu keşiş, sesler etrafınızda dönüp durdukça, frekansta incelikli farklar meydana getirir. Bu da arzu edilen delta ya da teta dalgalarına ulaşılmasını sağlar.

Oturduğunuz bölgede, ziyarete açık bir manastır yok mu? Önemli değil. Kulaklardaki vuruşlar için ideal koşulları sunan seslerin çoğu doğada bulunur.

Okyanus. Şelale. Yağmur. Hışırdayan yapraklar. Bu seslerin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağladığını zaten biliyordunuz, değil mi? Şimdi nedenini de biliyorsunuz; bu sesler aslında sürükleme süreci sayesinde, kalp atışlarınızı, soluk alıp verişinizi ve beyin dalgalarınızı değiştirir.

 Algılarınızı açık hale getirmek amacıyla ne yaparsanız yapın, önemli olan nokta şudur: Öykünüzü değiştirmek için, kendinize yeni bir öykü anlatmanız gerekir. Kaç kez yağmuru dinlerken olumsuz düşüncelere kapıldınız? Boşverin! Şimdi, aynı şeyi yeni ve geliştirilmiş öykünüzle yapmanız gerekiyor.
Yakında kitap marketlerinde bilinçaltına tohumlama yapan özel telkinler satın alınabilecek. Sınavlardan korkuyor musunuz? Bunun için özel geliştirilmiş telkinleri alacaksınız. Karşı cinse açılamıyor veya yanlış anlaşılmaktan mı korkuyorsunuz aynı şekilde bu cd’lerden birini alıp her gün ipod’unuzdan veya cd çalarınızdan dinlediğinizde kendinizde inanamadığınız değişiklikler olacak..